Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
Erdoğan: İslam Dünyası İçin Güçlü ve Entegre Ulaştırma Ağı Şart
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon Mesajı: Sıkı Politika Sürecek
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Gürlek’ten HSK’da Reform Vurgusu
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
Diyanet’ten 2026 Ramazan Teması:'Ramazan, Cami ve Hayat'
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları
MSB Haftalık Toplantısında Güvenlik ve Savunma Mesajları

Talat Paşa Aydemir

VAKIF YAPILARI VE İNSAN ÖLÇEĞİ: ANKARA’DA MİMARİNİN TERBİYESİ
16 Temmuz 2025 Çarşamba

Ankara’da mimari, insanı karşısına almaz; yanına alır. Yapılar, insanı küçültmek için yükselmez, ezmek için genişlemez. Şehirde vakıf eliyle yapılan her yapı, önce insanı düşünür. Caminin avlusu, imaretin kapısı, çeşmenin başı… Hepsi insanın durabileceği, nefes alabileceği bir mesafe bırakır. Ankara’nın mimari terbiyesi, tam da bu mesafede gizlidir.

Vakıf yapıları, Ankara’da yalnızca ibadet ya da hizmet mekânları değildir. Onlar, şehir hayatının toplanma noktalarıdır. İnsanlar bu yapılarda sadece namaz kılmaz, sadece yemek almaz; karşılaşır, bekler, konuşur, susar. Mimari, burada hayatın akışına katılır. Bu katılım, yapıyı canlı tutar. Canlı kalan yapı, estetik olarak da eskimez.

Ankara’da vakıf mimarisi, süsleme üzerinden konuşmaz. Taş işçiliği vardır ama gösterişe kaçmaz. Bezeme, yapının önüne geçmez. Duvar, kendini anlatmak için bağırmaz; işini yapar. Bu sadelik, Ankara estetiğinin bilinçli bir tercihidir. Çünkü şehir, mimarinin insanın önüne geçmesini sevmez.

Bu tutum, vakıf yapılarının şehirle kurduğu ilişkiyi de belirler. Yapılar, çevresini yok saymaz. Sokakla, meydanla, mahalleyle konuşur. Bir cami, etrafındaki hayatı kesmez; ona yön verir. Bir imaret, yalnız yemek dağıtmaz; mahalleye ritim kazandırır. Ankara’da mimari, yönlendirir ama hükmetmez.

İnsan ölçeği, Ankara mimarisinin temel ilkesidir. Yapılar, insanın adımına göre kurulur. Avlular çok geniş değildir, kapılar çok dar değildir. Ne insan kaybolur ne de sıkışır. Bu denge, şehri rahatlatır. Ankara’da dolaşırken insanın yorulmamasının sebeplerinden biri de budur: Şehir, insanı zorlamaz.

Vakıf geleneği, bu mimari anlayışı kuşaktan kuşağa taşımıştır. Yapı, yalnız bugünün ihtiyacını karşılamak için yapılmaz. Yarın da işe yarasın diye düşünülür. Bu yüzden Ankara’da vakıf yapıları geçici değildir. Şehir değişse bile, onlar yerinde durur. Yerinde duran yapı, şehre güven verir.

Bu güven, estetiği de besler. İnsanlar, her gün gördükleri yapıyla kavga etmez. Yapı, şehrin parçası hâline gelir. Ankara’da estetik, bu alışkanlık üzerinden oluşur. Göz, süse değil; uyuma alışır. Uyum ise en kalıcı güzelliktir.

Ankara’nın mimari dili, bu yüzden sert değildir. Taş kalındır ama kaba değildir. Duvar sağlamdır ama soğuk değildir. Yapı, kendini sevdirmek için uğraşmaz. Zamanla kabul edilir. Kabul edilen şey, şehirden kolay kolay atılmaz.

Vakıf yapıları, Ankara’nın mimari hafızasını ayakta tutan kolonlar gibidir. Şehir sallansa bile, bu kolonlar sayesinde tamamen yıkılmaz. Mimari, burada bir estetik gösteri değil; bir denge unsurudur. Denge bozulmadıkça şehir ayakta kalır.

Ankara’da taş, insanla birlikte yaşar.
İşte bu yüzden bu şehirde mimari, yalnız görülmez; yaşanır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
HAK EDİLMİŞ MERKEZ: ANKARA’NIN SON SÖZÜ
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri